 |
|  |
|
 |
ÇOCUKLARIMINIZ GELECEĞİ BİZİM
ELİMİZDE..
Çocuklarda en çok görülen göz hastalıkları;
- Şaşılık
- Göz Tembelliği
- Doğuştan Katarakt
- Doğuştan Glokom
Sıklıkla karşılaşılan göz kayması, ileriki yaşlarda tedavisi mümkün
olmayan görme kayıplarına yol açmaktadır. Tedavisinde erken tanı büyük önem taşır.
Göz tembelliğinin tedavisi ancak 10 yaşına kadar mümkün olabilmektedir. Doğumdan
itibaren sık aralıklarla her çocuğun gizli kayma ve diğer göz sorunları açısından
kontrolü gerekir
Göz muayenelerine genellikle hastanın şikayeti
dinlendikten sonra görmesine bakılarak başlanır. Görme muayenesi hastanın tam uyumunu
gerektirdiği için anne ve babalar çocuğun hangi yaşta göz muayenesine girebileceği
ve bu muayenenin nerede yapılabileceği konusunda endişe duyarlar. Ülkemizde, çocuklara
yönelik yetişen göz doktorları yoktur. Her göz doktoru hem çocukları hem de erişkinleri
muayene ve tedavi edebilecek şekilde yetiştirilir.
|
|
Çocuklarda Göz Muayenesi |
 |
Çocuğun muayeneye müsade etmediği durumlarda uyutucu, sakinleştirici
ilaçlar kullanılır, onlarla da verimli sonuç alınamadığı takdirde genel anestezi
verilerek muayenesi tamamlanır. Çocukların hiçbir şikayeti olmasa bile 3-4 yaşlarına
kadar en az bir defa göz muayenesinden geçmiş olmaları gerekir. Muayenede ailelerin
en çok merak ettiği konu çocuklarının görüp görmediğidir. Üç yaşın altındaki çocuklarda
görme, uyum gerektirmeyen yöntemlerle tespit edilebilir ya da tüm muayene bulguları
birleştirildiğinde çocuğun ne kadar gördüğü konusunda kabaca bir fikir verir.
Üç yaşın üzerindeki çocuklar, ilgilenildiği takdirde E harflerini öğrenebilir ve
bunların uçlarının ne yöne baktığı sorularak görme muayenesi yapılabilir. Bunun
yanısıra şekiller sorulabilir. Daha ileri yaşlardaki çocuklara erişkinlerde olduğu
gibi harfler sorularak görme düzeyleri tespit edilir. Çocukların erişkinlere göre
farklılık arzeden bir muayenesi de gözlük muayenesidir. Özellikle bebek ve küçük
çocuklar ile uyumsuz büyük çocuklarda ilaç damlatılarak skiaskopi denilen özel bir
alet yardımıyla ya da bilgisayarlı ölçüm aleti ile gözlük numarası tespit edilebilir.
İlaçlı muayene aynı zamanda gözün arka
|
|
kısımlarının değerlendirilmesine de yardımcı olur. |
Görmenin Gelişimi
- Yeni Doğan - 2/260
- 1. Ayda - 6/120
- 4-6 Ayda - 6/18
- 3 Yaş - 6/6
Gözbebeği, gözün renkli kısmının ortasındaki siyah yuvarlaktır.
Gözbebeğinin beyaz, gri veya sarı gibi siyah dışındaki bir renge dönüşmesi ciddi
hastalıklara işaret eder:
Katarakt: Çocukluk çağında doğuştan olabileceği gibi sonradan
yaralanmalar, metabolik bozukluklar ve enfeksiyonlar gibi nedenlerle de meydana
gelebilir ve beyaz gözbebeğinin en sık nedenlerindendir. Erken dönemde tespit edilip
tedavi edilmezse kalıcı görme kaybı, şaşılık ve kontrolsüz göz hareketlerine neden
olur.
Tümörler: Pekçok iyi huylu tümörün yanısıra retinoblastom
adı verilen kötü huylu tümör de gözbebeğini beyazlaştırır. Tedavisi göz ve görmenin
korunmasından öte hayati önem taşır.
Enfeksiyöz ve iltihabi durumlar: Değişik bakteriyel, viral
veya paraziter enfeksiyonlar gözbebeğini beyazlaştırabilir. Ayrıca sebebi belli
olan veya olmayan pekçok iltihabi durum da bu duruma yol açabilir.
|
 |
Şaşılık
Bakılan yere heriki gözün birlikte bakması gerekir. Gözlerden biri istenen
hedefe bakarken diğeri başka yönlere bakıyorsa kişide şaşılık var demektir. Şaşılık
her yaşta görülmekle birlikte çocukluk döneminde daha sıktır. Tek bir hastalık değildir.
Değişik tipleri vardır.
Göz Tembelliği
Göz tembelliği, toplumda sık rastlanan,
çok konuşulan, fakat az bilinen bir konudur. Farkedilmesi zordur ve farkedildiği
zaman da genellikle tedavi aşamasını geçmiş olmaktadır.
|
Gözde Çapaklanma & Kanlanma
Gözlerde yanma, batma, kaşıntı, kanlanma
ve çapaklanma gibi şikayetler genellikle konjonktivit dediğimiz göz yüzeyini örten
ince saydam zarın iltihabına işaret eder. Bazen korneanın iltihapları da bu tip
şikayetlere yol açabilir. Hatta kornea ve konjonktivanın iltihapları birlikte seyredebilir.
Gözde bu tip şikayetlere neden olan üçüncü bir yapı ise kapaklardır.Konjonktivanın
iltihapları enfeksiyöz, allerjik, immünolojik, toksik veya travmatik olabilir. Enfeksiyöz
olanlar bakteri, virüs ve parazitlere bağlıdır. Genellikle temizlik kurallarına
riayet edilmediği ve hastalıklı kişilerin eşyaları ortak kullanıldığı zaman meydana
gelirler. Ayrıca bünyenin zayıflaması da enfeksiyonlara yatkınlığı artırır. Bebeklik
döneminde meydana gelen konjonktivitler çok şiddetli olabilir.
Allerjik kökenli olan konjonktivitler genellikle bahar aylarında ortaya çıkmakla
birlikte tüm mevsimlerde de görülebilir. Kaşıntı ve sulanma ön planda olur. Bazı
allerjik durumlar çok şiddetli seyredip görmeyi dahi bozabilir. Tedavileri zor olsa
da ihmal edilmemeleri gerekir. İmmünolojik, yani bağışıklık sisteminin bozukluklarıyla
ilgili konjonktivitler daha çok yaşlılarda görülmekle birlikte çocuklarda da görülebilir
ve ağır seyreder.
Toksik ve travmatik olan konjonktivitler ilaçlar ve kimyasal maddelere karşı gelişir.
Korneanın iltihapları keratit veya keratopati olarak adlandırılır. Bunlar da enfeksiyöz,
immünolojik, allerjik, toksik veya travmatik olabilir. Korneayı tutan iltihabi durumların
bir ayrıcalığı vardır. Uygun şekilde ve erken dönemde tedavileri yapılmazsa kesiflik
meydana gelir ve bu kesiflik merkezi kısımları tuttuğu takdirde çocuğun görmesini
etkiler. Ayrıca ilerlemiş kornea hastalığının tedavisi de daha zordur. Hatta göz,
kornea nakli gibi çok ciddi bir ameliyata kadar gidebilir. Bu ameliyatta, ölü gözünden
alınan saydam kornea kesifleşmiş olan hasta korneasının yerine dikilmektedir. Şüphesiz
bu ameliyat sorunlardan arınmış, kornea hastalığının mutlak çözümü olan bir tedavi
yöntemi değildir. Ameliyata ait sorunların yanısıra meydana gelmiş veya gelmesi
muhtemel göz tembelliğinin de tedavisi gerekir. Son olarak göz kapağının iltihapları
da gözde yanma, batma, kanlanma ve çapaklanma gibi şikayetler yapabilir. En belirgin
özellikleri ise kirpik diplerinde kepeklenme, kirpiklerde dökülme ve kapak kenarında
kızarıklıktır. Göz küresi yüzeyinde de ikincil sorunlar meydana getirebilirler.
|
|
Gözde Sulanma |
|
Çocuklarda, özellikle de bebeklik döneminde konjonktivitler,
kornea ve kapak hastalıkları, yabancı cisimler ve konjenital glokom gibi durumlar
sulanma meydana getirebilir, ama gözde sulanma asıl olarak göz yaşı kanalının tıkanıklıklarının
veya darlıklarının tipik belirtisidir. Bazen bu sulanma mikrobik bir hal alır ve
çapaklanma meydana gelebilir. Burun köküne basıldığında iltihabi sıvılar çıkabilir.
Bu durum ilk bir yaş içerisinde anne-babalar için sıkıntılı bir durum oluşturur,
fakat genellikle bu sürenin sonunda kanal açılır ve çocuğun şikayetleri kaybolur.
Bu dönem içerisinde kanalın açılmasını kolaylaştırmak için burun köküne masaj önerilebilir.
Çapaklanmanın çok olduğu dönemlerde antibiyotik damlalar kullandırılır. Enfeksiyon,
göz ve çevresindeki dokuları alacak şekilde artarsa daha yoğun bir tedavi gerekebilir.
Bir yaşın sonunda kanal hala açılmamış ise genel anestezi altında sondalama yapılır.
Sondalama işlemi başarısız olduğu takdirde birkaç defa tekrarlanabilir. Buna rağmen
kanal açılmazsa 3-4 yaşlarını geçtikten sonra aynı erişkinde olduğu gibi cerrahi
müdahalede bulunulur. Yani burun kökünden cilt kesilir, göz yaşı kesesi bulunur,
o bölgeden bir miktar kemik dokusu çıkarılarak kese buruna açılır. Bazen bu açıklığın
idamesi için tüp de yerleştirilebilir.
|
|
Doğuştan Göziçi Basınç Yüksekliği |
Erken müdahale edilmediğinde kalıcı körlüğe yol açan ciddi
bir bozukluktur. Daha bebeklik döneminde ışıktan etkilenme, gözde sulanma, gözleri
kısma ve kırmızı göz gibi şikayetler meydana getirir. Kornea dediğimiz gözün ortasındaki
saydam yapı büyür ve kesifleşmeye başlar. Göz içi basıncı tek taraflı arttığında
korneadaki büyüme daha belirgin olarak izlenir.
Göz içi basıncı yüksek seyretmeye devam ederse korneada çatlaklar oluşur, göz sinirinde
de çukurlaşma meydana gelir. Yani sinir hücreleri ölür ve bunların fonksiyonları
bir daha geri getirilemez.
Bebeklerde bu göz içi basınç yüksekliğini taklit eden ya da göz içi basınç yüksekliğine
eşlik eden pek çok anormallik bulunur. Bu durumların tespiti için çocuk genel anestezi
altında muayeneye tabi tutulabilir. Sonuçta göz içi basınç yüksekliği doğrulanırsa
bunun tedavisi cerrahidir.
|
|
Az Gören Çocuk |
"Az gören çocuk" tabiri özellikle bir miktar görmesi olan,
fakat bu görmesi ihtiyaçlarını karşılayamayacak düzeyde olup ta ilaçla tedavi, cerrahi
ve gözlük gibi bir metotla artırılamayan, görmesinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek
düzeye getirilebilmesi için özel cihazlar ve bunları kullanabilmek için de rehabilitasyon
çocuklar için kullanılır. Az gören çocuklar, özellikle okula başladıkları zaman
yardıma ihtiyaç duyarlar. İyi göremedikleri için derslerde başarısız olabilirler.
Özel cihazlarla da yeterince yardım sağlanamazsa görme özürlülere yönelik okullara
gönderilmeleri gerekebilir.
Bu çocukların görme rehabilitasyonunda kullanılan cihazlar büyüteçler, teleskop
gözlükler ve kapalı devre televizyon sistemleridir. Uygun cihaz seçimi yapıldıktan
sonra cihazın kullanımı öğretilir ve pratik yaptırılarak daha seri kullanması sağlanır.
Cihaz kullanımının yanı sıra ortamın ışığı artırılarak, büyük puntolu kitaplar sunarak
ve çevresinde ihtiyacı olan şeylerin yazılarını daha belirgin hale getirerek hayatları
kolaylaştırılabilir. "Az gören çocuklara" yardım, özellikle belli göz doktorlarının
ilgi alanını oluşturduğu veya belli merkezlerde bu konuya odaklanıldığı için doktorunuz
böyle bir ihtiyaç durumunda sizi sevk edebilir ya da siz böyle bir yardım için talepte
bulunabilirsiniz. "Az gören", "kör" demek değildir. Az gören kişinin kalan görmesi
bir şekilde değerlendirilmeye çalışılır. Kör olan kişiler için ise diğer duyu sistemlerinin
kullanılması gerekir. Yani körlerin rehabilitasyonu da tamamen ayrı bir konudur.
İnsanlar az gördüğü veya kör olduğu zaman göz doktorlarıyla olan irtibatları kesilmez.
Çünkü göz sadece görme organımız değildir. Göz, aynı zamanda estetiğimizin bir parçasıdır.
Görmeyi azaltan veya kaybettiren hastalık ne ise takibi yapılmadığı takdirde göz
küresinin de kaybına yol açabilir. Göz küresinin alınması ve estetiğin yeniden sağlanması
için protez uygulaması zor işlemler olup görmese de göz küresinin yerinde kalması
daha tercih edilecek bir durumdur. |
|
Baş Pozisyonu |
Nöropsikiyatrik hastalıklar, enfeksiyonlar, kulak, kas
ve kemik hastalıkları yanısıra gözdeki bozukluklar da baş pozisyonu oluşturabilir.
"Baş pozisyonu" demek çocuğun başını düz tutmak yerine yukarı, aşağı, sağa, sola
veya ileri tutmayı tercih etmesidir. Genellikle ciddi bir durum olup sebebinin bulunarak
tedavisinin yapılması gerekir. Aşağıda gözle ilgili baş pozisyonu oluşturan bazı
bozukluklar listelenmiştir:
- Şaşılıklar
- Göz kası felçleri
- Göz hareketlerini denetleyen beyindeki merkezlerin
bozuklukları
- Nistagmus (gözlerde titreşim)
- Görme alanı defektleri
- Tek gözde görme kaybı
- Uygun şekilde tashih edilmeyen kırılma kusurları
- Üst göz kapağı düşüklüğü
- Işığa karşı aşırı duyarlılık
|
|
Nistagmus |
Gözlerde sağa-sola, yukarı-aşağı veya dönme tarzında titreşimler
meydana gelmesine nistagmus denir. Hasta, bu hareketleri kontrol altına alamaz.
Daha çok kas hareketlerini kontrol eden merkezlerin bozukluğu olmakla birlikte bazen
görme azlığı yapan katarakt, albinizm, glokom ve göz sinir tabakası bozukluklarına
işaret edebilir. Tedavisinde her ne kadar cerrahi girişim yapılsa da sonuçlar yüz
güldürücü olmadığı için özellikle görme azlığına bağlı gelişen tiplere karşı önceden
tedbir almak gerekir.
|
|
Diğerleri |
|
Göz kapakları, gözün çevresindeki dokular, görüntüyü beyne
ileten sinir yolları ve görme ile ilgili beyin alanlarının hastalıkları çocuklarda
görülebilir. Göz kapak ve çevre dokularının hastalıkları hemen kendini belli edeceği
için tedavide geç kalınma kaygısı daha azdır. Görme yolları ve beynin görme yolları
ile ilgili merkezlerinin tedavisi sinir hastalıkları ve göz doktorunun ilişki içinde
çalışmasını gerektirir. Üveit denilen göziçi iltihabı da çocuklarda görülebilir
ve tedavisi yapılmadığı takdirde ciddi sonuçlar doğurur. Bu hastalığın bazen bünyedeki
diğer hastalıklara eşlik etmesi nedeniyle romatizma, cilt hastalığı ve iç organ
hastalıkları olan çocukların şikayetleri olmasa bile göz doktorunun kontrolünden
geçirilmesi gerekir. |
|
|
|
|
 |
|  |
|